Spor yazarlarından A Milli Takım yorumları

-
Spor yazarları, UEFA Uluslar Ligi üçüncü maçında Rusya ile 1-1 berabere kalan A Milli Takımı değerlendirdi.

UEFA Uluslar B Ligi 3. Grup maçında lider Rusya'ya konuk olan A Milli Futbol Takımı, rakibiyle 1-1 berabere kaldı. 

Bu sonuçla birlikte gruptaki üçüncü maçında da galibiyetle tanışamazken, grup lideri olan Rusya ise zirvedeki yerini korudu. 

Karşılaşmada Rusya'nın golünü 28. dakikada Anton Miranchuk kaydetti.

Ay-yıldızlı ekibe beraberliği getiren gol ise 62. dakikada Kenan Karaman'dan geldi. 

Bu sonucun ardından Türkiye 2 puanla 3. sırada kalırken, Rusya ise 7 puanla liderliğini sürdürdü.

Spor yazarları, Rusya - Türkiye mücadelesini değerlendirdi.

Uğur Meleke | Hürriyet

Bu maça çıkarken yüzde 57 ile grubun en fazla topla oynayan, yüzde 85'le en isabetli pas yapan, 25'le de en fazla şut atan takımı bizdik. Bizi biz yapan özelliklerden biri kesinlikle bu, topla iyiyiz. Topu rakibimize bıraktığımızda pragmatik bir futbol oynamakta güçlük çekiyoruz. Zaman zaman uyuyoruz ve rakiplerimiz de dün olduğu gibi değerlendiriyorlar bu fırsatları. İlk devrede uyurgezer halimizi Ruslar iyi değerlendirdiler, Dzyuba'nın da müthiş oyunuyla soyunma odasına haklı bir üstünlükle gittiler. Şu sıralar çokça yaptığımız gibi devre arasında doğru oyuncu değişikliği ve doğru momentumla sahaya döndük. İkinci 45'te Cengiz Ünder önderliğinde sahayı adeta Ruslar'a dar ettik. Cengiz girince Hakan da, Ozan da canlandı ancak maalesef yine beraberliğe yetti tek devrelik oyun.

Geride hâlâ üç maçımız var, Rusya ile içeride oynayacağız, matematiksel olarak liderlik şansımız var. Bence kalan bu maçlarda lüzumsuz bir rotasyon içine girmemeliyiz, kadro istikrarı olan bir milli takım izlemek istiyoruz artık. Zaten bu yıl futbolcular, lig-Avrupa temposu içinde haftada iki maç oynamaya daha fazla alışık olacaklar. Milli takımda da pekalâ bir kadro istikrarı yaratabiliriz artık.

Cem Dizdar | Fanatik

Dzyuba gibi 1.96 boyunda bir oyuncuya tek orta atmadan onun, yardımcı koşularına dayalı hücumlarla tüm yükü bizim savunma hattına bindirdiler. Burak ile Kenan da top almaya geldikçe oyun bizim için iyice sıkışıp, oynanamaz hale geldi. Ancak Cengiz Ünder'le birlikte saha içi düzen, haliyle de maçın rengi değişti. Yoksa mesele, yetenekli/daha az yetenekli oyuncu değişiminde değildi. Böylece oyun ikili mücadele çekişmesinden çıktı ve Türkiye enine genişlettiği oyunda akışkanlığı sağlayıp golü de buldu. Öyle şeyler yaptık ki, Rusya biri hariç tüm ön oyuncularını değiştirmek zorunda kaldı. Futbol bir saha içi mühendisliği oyunu yoksa bize ezberletilmeye çalışıldığı gibi motivasyon/konsantrasyon oyunu değil. Bunlar sadece yardımcı parametrelerdir.

Yenemediysek de Milli Takımımız gayet iyi ve bizi Avrupa Şampiyonası'nda konuşulur bir takım yapmaya, Dünya Kupası'na da götürmeye aday. Ancak ligimiz bu manasız transfer inadını sürdürdükçe sürdürülebilir bir futbol iklimi oluşturmak da maalesef ham hayal!..

Güntekin Onay | Hürriyet

Rusya karşısında ilk yarıda planlanan hiçbir şeyi sahaya yansıtamadık. Topu öne taşıyamadık, pas yapamadık, kendi yarı alanımızdan çıkamadık. Oyunu genel anlamda kendi yarı sahamızda kabullenmemize rağmen 4 pozisyon verdik, kalemizde 1 de gol gördük. Bu görüntünün ilk sebebi Merih ve Ozan'ın savunma hattını çok geride kurmasıydı. Dzyuba yüksek toplarda etkili ve güçlü bir santrfor ve Rusya hücumdaki planlarını onun üstüne kurmuş. Ancak savunmanın arkasına koşuyla geçecek hızda bir oyuncu değil. Ozan ve Merih, sert-kesici-hamleli Avrupa'da gururumuz olan cesur yüreklerimiz ancak takım mesafesini ayarlayacak, savunma liderliğine soyunup geriden oyun kuracak özellikleri henüz oturmuş değil.

Sonuç ne olursa olsun Türkiye bu jenerasyonu sevdi. Kendi oyununu rakibe kabul ettiren, golü düşünen ikinci yarıdaki agresif futbol; Almanya maçında "Ahh şu çılgın Türkler..." dedirten oyun bazı küçük dokunuşlarla daha da gelişecek. Bu takımın geleceği parlak. Üstelik oyuncu havuzunda alternatif olacak en az 7-8 genç futbolcumuz daha var.

Serdar Ali Çelikler | Habertürk

Bir kez daha belli oldu ki biz Türkiye olarak, "mücadele takımı" değiliz, "kendi sahamızda bekleyelim çıkalım" takımı da değiliz. Biz hep oynamak zorunda olan bir takımız. Muhakkak kaliteli ayaklarımızla bir oyun planı oluşturabilecek bir ekibiz. Fiziken diri oldukları müddetçe Cengiz-Hakan-Abdülkadir-Ozan Tufan-Orkun Kökçü gibi oyuncuların hep sahada olması lazım.

Dün ilk devrede 1-0'a dua eden bir takım idik; 2. devrede Rusya yenilmediğine dua ediyordu. Aradaki fark oyun mantalitemizdeydi. "Önce durdur sonra vur" klasik klişesi bize göre değil. Sırbistan'ı yenersek kalan 2 maçta 6 puan da alabileceğimizi düşünüyorum.

Bilal Meşe | Milliyet

Bu oyunda ofansif oynamak kadar, takım savunmasını da en üst seviyede yapmak zorundasınız. Gelin görün ki, Rusya'nın yoğun baskısına 28 dakika dayanabildik! Aslında bu dakikaya kadar fena oynamadık, iyi kapandık. Ne var ki, hücuma ailecek çıkarken, kaptırdığımız toplar yok mu? İşte asıl sıkıntı burada yatıyor. Üstelik kritik yerlerde, en güvendiğimiz kramponlar bunu yapıyorsa ki öyle, faturası ağır oluyor! Hadi kaptırdınız, peki takım savunması nerede? Miranchuk'un attığı gol böylesi bir tablodan geldi. İlk yarıda Rusya karşısında ne kanatları kullanabildik, ne de pozisyon üretebildik! Sadece Burak Yılmaz'ın kalecide kalan kafa şutunu anımsıyoruz, hepsi o kadar! Güneş'in Cengiz Ünder hamlesi, işe yaradı, gerçek kimliğimizi ikinci yarıda yakaladık.

İlk yarıyı unutalım (!), ya ikinci yarı? Pes etmedik, yüklendik, ürettik, iki topumuz direkten döndü, iyi de oynadık. '28 yıldır yenemediğimiz Rusya'yı elimizden kaçırdık' dersek abartmış olmayız. Peki, ilk yarıda neredeydiniz güzel adamlar?