YORUM: Acı geçicidir, zafer kalıcıdır

-
Savaşmaktan vazgeçmeyen herkes, kendi hikayesinin kahramanıdır. Thiago Alcantara'nın kendi hikayesini yazmak için 371 gün acı çekmesi gerekti.


YORUM | Rezzan Yetiş @rezzan_yetis


Hasata sayılı günler kala en verimli arazilerini don vuran bir çiftçiyi düşünün.

Sezon yaklaşırken büyük umutlarla kaliteli, verimli ve taptaze hasatına kavuşmayı bekleyen çiftçinin tüm emekleri, sıcaklığın 0°C'ın altına düşmesiyle bir anda buhar olup uçuvermiştir artık.

Thiago Alcantara'nın belki de en verimli ve üretken olabileceği dönemde yaşadığı sakatlıklar da işte tarlasını don vurmuş çiftçinin talihsizliği gibiydi. Nasıl ki çiftçi, olağan bir hava koşuluna müdahale edememişse Thiago da kendi iradesi dışında gelişen sakatlıklara maruz kalmıştı.

Üstelik tek bir sefer de değil.

Temmuz 2013'te Barcelona'dan Bayern Münih'e transfer olan Thiago, imzadan yaklaşık 1 ay sonra çıktığı Nuremberg maçında ayak bileğinden sakatlık yaşadı ve yaklaşık 3 ay sahalardan uzak kaldı. Takımda Toni Kroos, Bastian Schweinsteiger ve Javier Martinez gibi isimler varken Thiago'nun neden transfer edildiği de daha ilk günlerden eleştirilen noktalardan biri olmuştu. Bu sakatlık sürecinde Thiago, lig maçlarının yanı sıra Bayern Münih'in Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı grup maçlarında da forma giyememişti.

Ancak Thiago'nun kariyerindeki belirleyici sakatlık bu olmadı.

<a href=Thiago Alcantara Bayern 14032018" perform:prop="uuid:sjszu18tveh416c7g31jwqt18;width:1920;height:1080" src="https://images.daznservices.com/di/library/GOAL/69/cf/thiago-alcantara-bayern-14032018_1fvl1eoijgk35167r1c5eq70s8.jpg?t=641492378" style="width: 100%;" />

Thiago, ilk olarak 29 Mart 2014'te oynanan ve 3-3 biten Hoffenheim maçında sağ diz bağlarından sakatlandı. Geçirdiği operasyonun ardından yaklaşık 1 ay kadar sahalardan uzak kalan Thiago, formunu toplamaya başlayıp Bayern Münih'in DFB-Pokal finalinde Borussia Dortmund ile oynayacağı maça yetişmeye çalışıyordu.

12 Mayıs 2014'te İspanya'nın 2014 Dünya Kupası kadrosuna davet edilen Thiago'nun 3 gün sonra antrenmanda sakatlandığı ve sağ diz çapraz bağlarının yırtıldığı açıklandı. O dönem 23 yaşında olan oyuncu, bir yeni operasyon daha geçirmek zorunda kaldı.

"Ne diyebilirim ki? Derin bir hayal kırıklığına uğradım ve oldukça çaresizim. Neden hep ben?"

Thiago, ikinci ameliyatın ardından kurduğu bu cümlelerle evrenin sanki onunla futbol arasına girmek için özel bir çaba harcadığını düşünüyor gibiydi.

"Ama pes etmeyeceğim. Yeniden savaşacak ve geri döneceğim."

Evrenin çabaları bir kenara dursun; Thiago kramponları ayağına, formasını sırtına geçirip yeniden sahaya adım atmak için elinden geleni ardına koymayacağını açık yüreklilikle ifade ediyordu.

371 gün

Bir insan, hayatınında büyük bir düşüş yaşadığında başına gelebilecek en kötü şey aslında bu değildir. En kötüsü, düştüğü yerden kalkacak öz güveni kendinde bulamamasıdır. Tünelin ucunda ışığı görüp yeniden düşen birisi için bu öz güven kıvılcımını oluşturmak ise yaşamının belki de en çetin sınavıdır.

Thiago ise bu sınavın fiziksel yükünü kendi sırtlanırken yanında manevi destekçileri olarak ailesi; annesi, babası, eşi ve kardeşi Rafinha vardı.

<a href=Thiago Alcantara" perform:prop="uuid:r0yk76p8whha1ssu1cnqxsmmh;width:1920;height:1080" src="https://images.daznservices.com/di/library/GOAL/b6/3c/thiago-alcantara_3zbqk8vxdj4h1m0pirvv1v3ex.jpg?t=410445100" style="width: 100%;" />

Arka arkaya gelen iki sakatlık ve iki operasyon, Thiago'nun futbol kariyerinden tam 371 günü kaybetmesine sebep oldu.

Pep Guardiola, Xavi, Sergio Agüero ve Vincent Kompany gibi yıldızların ameliyatlarında yer alan, "Tıp dünyasının Messi'si" olarak gösterilen ortopedik cerrahi ile ortopedik spor hekimliğinde uzmanlaşmış İspanyol Dr. Ramon Cugat, Thiago'nun da ameliyatına girdi ve oyuncunun tedavi sürecinde fiziksel kontrollerinin yanı sıra psikolojik olarak da desteğini sürdürdü.

"Ramon Cugat, dünyanın en iyi ortopedi cerrahı ve en iyi psikoloğu. Tatil günlerini bile benimle beraber geçirdi, dizimin durumuna bakarken kafamın da ne durumda olduğunu gözlemliyordu."

Şu notu da düşmekte fayda var: Cugat'ın ilk hastalarından birisi Pep Guardiola'ydı. 1998 Dünya Kupası'nı kaçırmasına sebep olacak bir sakatlık yaşayan Guardiola'yı "büyüme faktörleri (growth factors)" adlı bir tedavi yöntemi ile hızlı bir şekilde iyileştiren Cugat, kariyerinin ilerleyen kısmında Guardiola'nın öğrencilerine de ilaç olmaya devam etti.

Dr. Cugat'ın yanı sıra kişisel antrenörü Maiol ile beraber antrenmanlarını yapan Thiago'ya zaman zaman kardeşi Rafinha da eşlik ediyor; Barcelona'nın "La Carretera de les Aigües" (Su Yolu) adlı doğal parkurunda koşularını yapıyor, kimi zaman 10-12 kiloluk kaya parçaları ile dolu bir sırt çantası ile dağda bayırda, yağmur çamur dinlemeden çalışmalarını sürdürüyordu. Thiago'nun bu çalışmaları, tıpkı Kill Bill 2 filminde Pai Mei'den ders alan Beatrix Kiddo'yu andırıyordu. Tabii onun hocası Pai Mei kadar kaba ve zalim değilmiş.

"Beni rahatlatan tek şey uykuydu. Günün büyük bir bölümünü bir elim dizimde geçiriyordum. Yemek yiyor ve kafamda soru işaretleriyle çalışmalarıma gidiyordum. Yatağa gitmek bile beni huzursuz ediyordu. Huzurlu hissettiğim tek an, uykuya daldığım an oluyordu."

Yeni bir meydan okuma zamanı

İyi veya kötü, her şeyin bir sonu vardır. Thiago, asla eski düzenine dönmeyeceği şüphesiyle atlatmaya çalıştığı 371 günü geride bırakarak sakatlık kabusundan uyanmayı başardı. 4 Nisan 2015'teki Borussia Dortmund maçıyla beraber yeniden sahalara döndü.

2010'da Barcelona'nın A takımına yükselişinin ardından Şampiyonlar Ligi ile beraber 8 kupa kazanan Thiago, Bayern Münih'te bugüne kadar 7 Bundesliga şampiyonluğu ve 4 Almanya Kupası elde etti. Kupa koleksiyonuna Almanya Süper Kupası ve Kulüpler Dünya Kupası da eklenince Thiago, Bayern Münih forması ile -son olarak 2019-20 Şampiyonlar Ligi'nin de kazanılmasıyla- toplamda 16 kupa kazandı.

Ve şimdi, 2020-21 sezonu adım adım yaklaşırken Bayern Münih'ten ayrılmak istediğini yönetime ilettiği belirtilen Thiago'nun Liverpool'a gitmesine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

Brezilya ile Dünya Kupası zaferi tatmış Mazinho'nun oğlu olan ve Barcelona'nın saf yetenek üreticisi La Masia Akademisi'nin altın çağında yetişen Thiago, orta sahada liderlik vasfı çok yüksek ve estetik açıdan izlemesi en keyifli futbolculardan bir tanesi. U21 Avrupa Şampiyonası'nda 2013'te şampiyon İspanya ile gösterdiği performansa turnuvanın en iyi oyuncusu seçilen Thiago, bireysel başarı konusundaki istikrarını sakatlıklarına rağmen Bayern Münih'te de sürdürmeyi bildi.

Kariyerinin büyük bir bölümünde yaratıcı bir 8 numara olarak kullanılmış olsa da Hansi Flick yönetiminde, genellikle daha dinamik ve savunmacı kimliğiyle ön plana çıkan Joshua Kimmich ile birlikte 4-2-3-1'de derin bir oyun kurucu olarak görevlendirilen Thiago; baskı altında topa sahip olma, oyun kurabilme, direkt ve vertikal pas dağıtımı ile dripling vasfıyla da ön plana çıkıyor. OPTA verilerine göre bu sezon Bundesliga'da 8 kez ikincil asist (asistin asisti) yapan Thiago, sezon boyunca %90.5 oranında bir pas başarısı da elde ederek Pep Guardiola ve Barcelona tedrisatından geçtiğini her zaman olduğu gibi bir kez daha bu şekilde göstermeyi başardı.

European Team of the Season <a href=Thiago Alcantara" perform:prop="uuid:2xephrr1203r1s3afg74vc1t9;width:1920;height:1080" src="https://images.daznservices.com/di/library/GOAL_INTERNATIONAL/1b/ad/european-team-of-the-season-thiago-alcantara_2k9s4so9ernz1jx25l6jwfyuz.jpg?t=819108209" style="width: 100%;" />

Liverpool'un orta sahasında birden fazla yetenekli futbolcu var. Jordan Henderson, Fabinho ve Giorgino Wijnaldum başta olmak üzere Jürgen Klopp'un Naby Keita ve Alex Oxlade-Chamberlain alternatifleri de bulunuyor. Ancak Kırmızılar'ın orta sahasında takımı dripling ile ileri taşıyacak , daha direkt paslar atabilecek ve bunların yanı sıra savunmanın yükünü de omuzlayabilecek, çift yönlü bir oyuncu eksikliği bulunuyor. Keita bu rol için transfer edilmiş olsa da yaşadığı sakatlıklar ve form istikrarsızlığı, Leipzig'deki yıldızlaşan performansını burada göstermesine engel oldu.

Thiago transferinin tamamlanmasında hem malî pürüzler; hem de taktiksel endişeler yer alıyor. Orta sahada eşsiz bir uyum yakalayan ve Liverpool'un omurgasını oluşturan Wijnaldum-Henderson ikilisi, takımın bekleri için alan yaratmakta ve hücum üçlüsünü pozisyona sokmakta takdire şayan bir performans ortaya koyarak 30 yıl sonra gelen şampiyonlukta hatrı sayılır bir paya sahip oldular. Thiago'nun gelişi, orta sahadaki yerleşik düzeni değiştirecek, Klopp'un taktiksel değişikliklere gitmesine sebep olacak gibi görünüyor. 

Bu transferin gerçekleşmesi, Liverpool adına halihazırda mükemmel olan bir araca yapılan performans arttırıcı bir güncellemeden hallice olacak.

Thiago için ise bu transfer, yepyeni bir meydan okuma demek. 

"Premier Lig'de oynayabilir mi?" veya "Ya yine sakatlanırsa?" gibi sorulara sahaya çıkmadan cevap vermesi şimdilik mümkün değil. Ancak tüm hayatı futboldan ibaret olan ve yaşamının bu noktasına gelene kadar iki kez yıkıma teslim olmayı reddedip evrenin sunduklarıyla kendi kendinin en iyisini ortaya çıkaran Thiago için tüm bunlar alınamayacak riskler, karşılanamayacak beklentiler değil. Aksine; tüm bunlar sadece hikayesine eklenecek yepyeni bir mücadelenin giriş paragrafı.

-

Not: Thiago'nun demeçleri, sakatlık sürecine ilişkin çekilen "371" adlı belgeselden alınmıştır.

Kaynak: GOAL.COM Yukarı