Bundesliga'da akılda kalanlar: Leipzig gençliğinin bedelini mi ödüyor?

-
Avrupa futbolunun son yıllardaki en iyi projelerinden biri olan RB Leipzig'in bir sonraki adımı atabilmesi için ise biraz esnemesi gerekiyor olabilir.


YORUM | Onur Özgen @ozgenonur  


Altı yıl önce, RB Leipzig'in futbol operasyonlarını yürüten Ralf Rangnick ile görüşen bir oyuncu temsilcisi, Rangnick'e şöyle söylemişti: "Yalnızca 24 yaş altındaki oyuncuları transfer etmeniz üzücü; çünkü elimde tam sizlik bir oyuncu var, ama 27 yaşında."

Temsilcinin bahsettiği oyuncu Jamie Vardy'di. İki yıl sonra Leicester City ile belki de futbol tarihinin en büyük mucizesine imza atacak olan Vardy ise attığı gollerle adını herkese duyuracak ve piyasasını katlayacaktı.

27 yaş, genel itibarıyla bir futbolcunun en olgun ve verimli zamanı olarak görülür. Fakat 23 yaş ortalamalı Leipzig için öyle değil. Rangnick bu tercihlerini bir keresinde şöyle açıklamıştı: "Genç oyuncuların birçok avantajı vardır. Daha hızlı öğrenirler, sizi dinlerler ve antrenman yoğunluyla başa çıkabilirler. Tek ihtiyaçları onlara güvendiğinizi hissetmeleridir."

<a href=Ralf Rangnick RB Leipzig" perform:prop="uuid:1fldb9665pge51856tx71v9oue;width:1200;height:743" src="https://images.performgroup.com/di/library/GOAL/f5/c9/ralf-rangnick-rb-leipzig_wm2mo5v0pff81lmhecpdlc34z.jpg?t=752285274" style="width: 100%;" />

Fakat belki de yalnızca genç oyuncularla büyük hedefleri kovalamak doğru bir plan değildir, bunun yerine daha karma bir felsefeye ihtiyaç vardır. Son yıllarda anlayışını bu yönde değiştiren Ajax, bu anlamda iyi bir örnek. Önceki yıllarda tıpkı Leipzig gibi tamamen genç oyuncularla yoluna devam eden Ajax, 2016-17 sezonunda Avrupa Ligi'nde finale kadar yükselmiş, ancak Manchester United'ın deneyimli yıldızları karşısında gereken kararlılığı gösterememişti. Bu maçın ardından ise kulübün futbol akılları Edwin van der Sar ve Marc Overmars strateji değişikliğine gideceklerini, artık genç ve tecrübeli oyuncuların karışımından oluşan bir kadro kuracaklarını açıklamıştı. Nitekim iki sezon sonra Premier Lig'den Eredivisie'ye geri getirdikleri iki tecrübeli oyuncu Daley Blind ve Dusan Tadic, rüya gibi geçen 2018-19 sezonunun baş aktörlerinden olmuş ve genç takım arkadaşlarına büyük katkı sağlamıştı.

Sezona verilen iki aylık aranın ardından Leipzig'in sahasında ağırladığı Freiburg maçında kaçırdığı golleri izleyince de aklıma bu durum geldi. Leipzig'in bulduğu gol pozisyonlarını Bayern Münih yakaladığında, genellikle rakip takım kalecisi kariyerinde unutmak isteyeceği maçlardan birini oynamış oluyor. Ama genç Leipzig, ceza sahasına gelene kadar gösterdiği yaratıcılığı, kale önündeki soğukkanlılığıyla birleştirmeyi başaramıyor. Bunu yalnızca tecrübesizlikle açıklamak kaba bir yorum olabilir, ama yine de etkenlerden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bu yüzden belki de Leipzig'in de daha büyük hedeflere ulaşabilmesi için kulüp felsefesinde tıpkı Ajax gibi biraz esnemesi gerekiyordur.

Tabii Bayern'i geçmek istiyorlarsa.

Nerede kalmıştık?

Sezona iki aylık verilen aranın ardından Bundesliga'da oyuncuların nasıl dönecekleri merak edilirken, zirveye oynayan takımların genç yıldızları oldukça hazır bir görüntü sergiledi.

Lider Bayern Münih, Union Berlin deplasmanında 2-0 kazansa da en iyi performansından oldukça uzaktaydı. Buna karşın takımın genç sol beki Alphonso Davies tıpkı sezona verilen aradan önce olduğu gibi sahada yine parıldadı. Maç boyunca tam 36 kez sprint atan Davies, Bayern'in en fazla depara kalkan oyuncusu olurken, aynı zamanda saatte 34,98 kilometre hıza ulaşarak, sahanın en hızlı oyuncusu olmayı da başardı ve son iki ayda fizik olarak bir kaybı olmadığını gösterdi.

Borussia Dortmund'da da Erling Haaland kaldığı yerden devam etti. Ocak ayında Dortmund'a transfer olduktan sonra sarı-siyahlılar ligde oynadığı sekiz maçın yedisini kazanmıştı. Açılış golünü Haaland'ın attığı dokuzuncu maçı da kazandılar.

<a href=Erling Haaland Borussia Dortmund Schalke 05/16/20" perform:prop="uuid:15stw5g61l20l1im0t7z716d6q;width:1200;height:857" src="https://images.performgroup.com/di/library/GOAL/35/d4/erling-haaland-borussia-dortmund-schalke-051620_1ivio0m3kk7a41x1t4rqcgwdzh.jpg?t=751663114" style="width: 100%;" />

Haaland'dan önce bitiricilik konusunda sorunlar yaşayan Dortmund, Norveçli oyuncu sayesinde kale önünde çok daha tehditkâr bir takıma dönüştü ve Haaland ilk dokuz lig maçında 10 gol attı. Schalke karşısında da verilen arada formundan bir şey kaybetmediğini gösteren Haaland, tabiri caizse "Nerede kalmıştık?" dedi.

Bayer Leverkusen'de ise Kai Havertz çıkışını sürdürdü. Sezona ara verilmeden önce Leverkusen'de çıktığı son sekiz maçında beş gol, beş asistlik bir performans sergileyen Havertz, Werder Bremen'e karşı bulduğu iki golle futbola sanki hiç ara vermemiş gibiydi. Maçın 85. dakikasında yakaladığı net fırsatı gole dönüştürebilseydi, kariyerindeki ilk hat-trick'ini de yapacaktı.

2020'de oynadığı tüm maçlarda kaydettiği dokuz gol, yedi asistle toplam 16 gole doğrudan katkı veren Havertz'ten şu anda Bundesliga'da daha fazla skor üreten bir oyuncu bulunmuyor.

Yeni Roberto Firmino mu?

2010'ların futboluna Avrupa'da birçok sahte dokuz performansı damgasını vurmuştu; Lionel Messi, Roberto Firmino, Dries Mertens ve son olarak Dusan Tadic. Bayer Leverkusen'de ise Peter Bosz, şu sıralarda 2020'lerin sahte dokuzunu hazırlıyor olabilir.

Aslen bir 10 numara olan Havertz, salgından dolayı sezona ara verilmeden önceki son maçında da Eintracht Frankfurt'a karşı yine hücum hattının en ucunda sahte dokuz rolünde kullanılmış ve maçı bir gol, bir asistle tamamlamıştı. Bosz, oyuncusunun o maçtaki performansından memnun kalmış olacak ki, dün akşamki Werder Bremen maçında da aynı pozisyon ve rolde kullandı ve oyuncusundan iki gollük katkı daha aldı.

<a href=Kai Havertz Werder Bremen Bayer Leverkusen 05/18/20" perform:prop="uuid:1opycvtv5o2cr1h2wk6mnpznuq;width:1200;height:800" src="https://images.performgroup.com/di/library/GOAL/84/8e/kai-havertz-werder-bremen-bayer-leverkusen-051820_145jl3i1j3ynu1qu8z4m74sdyb.jpg?t=751304274" style="width: 100%;" />

Fakat elbette sahte dokuzların performansı öncelikle attıkları gollerle değil, daha ziyade oyuna olan katkıları üzerinden değerlendirilir. Bosz da maçın ardından yaptığı açıklamada, "Kai çok özel bir oyuncu, ama bugün en iyi oyununu oynadığını düşünmüyorum. Çok daha iyisini yapabilir" dedi.

Yine de Havertz'in özellikleri sahte dokuzluğa oldukça uygun görünüyor; bir 10 numara için fazla skorer, bir 9 numara için ise fazla yaratıcı. Eğer Leverkusen'de bu roldeki gelişimini sürdürebilirse, Jürgen Klopp'un gelecek sezonlarda Timo Werner ile onun arasında bir tercih yapması gerekebilir.

Salgın futbolunun kazananları: Deplasman takımları

Salgın boyunca ve sonrasında tüm insanlığı yeni bir hayat bekliyor. Bu yeni hayatın da elbette kendine göre yeni alışkanlıkları olacak. Bir tür geçiş dönemi olarak adlandırabileceğimiz şu anki dönemde ise tüm normallerimizi yeniden şekillendiriyoruz.

Futbol da doğal olarak tüm bu sıra dışılıktan kendi nasibini alıyor. Bilim insanları eylül ayından itibaren futbol karşılaşmalarının kontrollü olarak yeniden seyircili bir şekilde oynanabileceğini söyleseler de futbolun şu anki gerçekliğinde taraftarlara yer olmadığı kesin. Zaten epey zamandır bir televizyon şovuna dönüşen bu oyun, artık bir süre boyunca tamamen bir televizyon etkinliği olarak varlığını sürdürmek zorunda.

Bu yeni gerçeklik ise en azından başlangıç itibarıyla beklendiği gibi deplasman takımlarına yaramış görünüyor. Bundesliga'da bu hafta oynanan dokuz maçın beşini konuk ekipler kazanırken, üçü beraberlikle sonuçlandı ve yalnızca bir ev sahibi takım galip gelebildi; Borussia Dortmund.

Ünlü "sarı duvarından" yoksun olan Dortmund, buna karşın ezeli rakibi Schalke 04'ü kolay geçti. Bakalım önümüzdeki haftalarda diğer ev sahipleri de Dortmund gibi yeni şartlara çabuk uyum sağlayabilecekler mi?

Kaynak: GOAL.COM Yukarı